Bursa ‘nın Mustafakemalpaşa ilçesinde, Uluabat Gölü kıyısındaki Karaoğlan Mahallesi’nde manda yetiştiriciliği adeta doğal bir terapiyle hayat buluyor. Yılın her mevsimi suya giren mandalar, hem serinleyip hem de parazitlerden arınarak süt verimini artırıyor.

Karaoğlan, geniş Uluabat havzasında manda üretiminin kalbi konumunda bulunuyor. Sabah erken saatlerde sahipleri tarafından ahırlardan çıkarılan mandalar, sürü halinde ya Uluabat Gölü’ne ya da Kirmasti Çayı’na doğru yöneliyor. Kütahya’nın Emet ve Gediz ilçelerinden gelen Kirmasti Çayı uzun yolculuğunun sonunda Uluabat Gölü’ne kavuşuyor. Bölgedeki bu su kaynakları, mandaların sağlığı ve verimi için yıllardır vazgeçilmez bir kaynak olarak değerlendiriliyor.

Göz alıcı görüntülere sahne olan sürüler, Afrika savanalarını andıran bir manzara oluşturuyor. Akşam saatlerinde mandalar ahırlarına dönerken, sahipleri onları takip etmek için dere üzerinde kayıkla uzun bir yolculuk yapmak zorunda kalıyor.

Karaoğlan Mahallesi Muhtarı Ergün Kısa, “Mahallemizde yaklaşık 5 bin büyükbaş hayvan var, bunların 1800 kadarı manda. Etinden sütüne, kaymağından tereyağına, peynirinden yoğurduna ve sucuğuna kadar mandalar bizim geçim kaynağımız,” diyor.

Mandaların suya girme alışkanlığının önemini vurgulayan Kısa, “Sıcak havalarda suya girerek serinliyorlar ama esas faydası, yılın her dönemi suyla temas ederek parazitlerinden arınmaları. Bu durum süt verimlerine doğrudan yansıyor. Suya girmeyen mandanın verimi düşüyor,” ifadelerini kullandı.
Yoğurdun sağlık açısından faydalarının bilinmesiyle birlikte ürünlere olan ilginin arttığını belirten Kısa, “Bir manda ortalama 5 kilogram süt veriyor. Sütün litresi 70 liradan satılıyor. Peynir fiyatı 400, yoğurt 120 ve sucuk 600 liraya kadar ulaşıyor. Süt verimi artarsa üreticiler daha iyi kazanacak. Burası mandasıyla meşhur,” dedi.








